İş yerinde kapsayıcılık, yalnızca farklı bireylerin aynı ortamda bulunması değil; herkesin kendi ihtiyaçları gözetilerek üretken, güvende ve değerli hissederek çalışabilmesini ifade eder. Otizmli bireylerin istihdama katılımı da kapsayıcı iş yaşamının önemli göstergelerinden biridir.

Otizm, erken çocukluk döneminde fark edilen nörogelişimsel bir farklılıktır ve bireyler arasında çok geniş bir çeşitlilik gösterir. İletişim kurma, sosyal etkileşim, rutinlere bağlılık ve duyusal hassasiyetler gibi alanlarda farklı özelliklerle kendini gösterebilir. Bu çeşitlilik nedeniyle bazı otizmli bireyler yoğun desteğe ihtiyaç duyarken, bazıları bağımsız biçimde eğitim alabilir ve çalışma hayatında aktif rol üstlenebilir.

Otizmli bireylerin iş yaşamında yer alıp alamayacağı sorusu sıklıkla gündeme gelir. Oysa yanıt nettir: Evet, otizmli bireyler iş yaşamında yer alabilir ve birçok alanda güçlü katkılar sunabilir. Rutinlere bağlılık, detaylara dikkat, belirli alanlara yoğun odaklanma ve tekrar gerektiren işlerde yüksek motivasyon gibi özellikler, pek çok iş için önemli avantajlar sağlar. Bu nedenle otizmli bireyler, doğru eşleştirme ve destekle hem mavi yaka hem de beyaz yaka pozisyonlarda başarılı olabilir. Dünyada ve Türkiye’de pek çok örnek, otizmli bireylerin paketleme, veri girişi, kalite kontrol, yazılım, arşivleme ve lojistik gibi alanlarda yüksek verimlilikle çalışabildiğini göstermektedir. Özellikle ilgi duydukları alanlarda çalıştıklarında motivasyonlarının ve işte kalıcılıklarının arttığı gözlemlenmektedir. Bununla birlikte, işte başarı yalnızca bireyin özelliklerine değil; işin nasıl öğretildiğine ve çalışma ortamının nasıl düzenlendiğine de doğrudan bağlıdır.

Otizmli bireylerin sözel iletişim becerilerinde zorlanabileceği göz önünde bulundurularak, iş tanımlarının net, görsel olarak desteklenmiş ve yapılandırılmış olması büyük önem taşır. Görsel iş akışları, yazılı ve resimli yapılacaklar listeleri, net zaman planları ve öngörülebilir rutinler iş uyumunu kolaylaştırır. Ayrıca gürültü, ışık ve kalabalık gibi duyusal uyaranların düzenlenmesi; gerekirse kulaklık kullanımı veya daha sakin çalışma alanlarının sağlanması kapsayıcı düzenlemeler arasında yer alır.

Kapsayıcı istihdamın önemli bileşenlerinden biri de iş koçu desteğidir. İş koçları, otizmli bireyin işe uyum sürecini desteklerken aynı zamanda işveren ve ekip için de köprü görevi görür. Bu destek, hem bireyin işte kalıcılığını artırır hem de iş yerindeki yanlış anlaşılmaların önüne geçer.

Bugün birçok kurum sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk politikaları kapsamında kapsayıcı istihdam modellerini gündemine almaktadır. Otizmli bireylerin iş yaşamına katılımını destekleyen uygulamalar, yalnızca bireyler için değil; kurum kültürü, ekip uyumu ve toplumsal etki açısından da önemli kazanımlar sağlar. Kapsayıcı iş yerleri, farklılıkların bir yük değil, bir değer olduğunu kabul eden iş yerleridir. Otizmli bireylerin iş yaşamında yer alabilmesi, farkındalıkla başlayan ancak somut düzenlemeler ve sürdürülebilir desteklerle güçlenen bir kapsayıcılık anlayışıyla mümkündür. Gerçek kapsayıcılık, herkes için çalışılabilir, erişilebilir ve adil iş ortamları yaratmakla hayata geçer.

Hazırlayan: Dr. Nursinem Şirin
Eğitim AR-GE ve Projeler Direktörü